GUNAYASLAN.COM
goP.I.P. Webdesign auf Usedom
Ana Sayfa arrow Tüm Yazilar arrow Özerk Kürdistan'ın ilanı
Sunday, 05 September 2010
Özerk Kürdistan'ın ilanı
Cemil Kılıç; Demokratik Özerk Kürdistan’ın ilanı ve bunun politik statüsü üzerine yapılan değerlendirmeler çok daha kapsamlı bir tartışmayı gerektirmektedir.


Alternatif bir model olarak savunulan Toplumsal yaşam biçimi olarak ‘Demokratik Özerkliğin’ yaşama geçirilmesi aynı zamanda politik konjonktür durumla da ilişkilidir.

Mevcut politik koşulları dikkate aldığımızda, iki nokta giderek ön plana çıkmaktadır. Birincisi, Kürtlerin doğrudan devletle müzakere ederek ve temel bazı kriterler üzerinde anlaşarak ilan edileceği bir ‘Kürdistan Özerk Bölge’ statüsünün oluşturulmasıdır. Yani Kürdistan bölge belediyelerinin mevcut konumları esas alınıp buna uygun hukuksal bir zemin hazırlanmasıdır.

Anlaşılacağı üzere bu model, daha çok ‘Avrupa Yerel Yönetimler Özerk Şartı(AYYÖŞ)’na uygun olup AB kapsamında uygulanmaktadır. Avrupa’nın benimsediği bu ‘Özerklik Şartı’ İspanya, İngiltere, Fransa, İtalya gibi ülkelerde fiilen uygulanıyor. Her ülkenin somut durumuna göre bu şartların uygulanması bir değişkenlik arz etse de, özü itibarıyla özerklik formülü bu çerçevede kabul görüyor.

Yani mevcut devlet sistemi içerisinde, batı normlarına denk düşen bir demokratik çözüm modeli de, diyebiliriz. Mevcut politik koşullar içerisinde asgari bir politik çözüm seçeneği olarak benimsenebilecek bu formül, Kürtler açısında mümkündür. Özellikle askeri, politik ve sosyal sorunlara yol açabilecek bir savaşın önüne geçilmesi için ‘Avrupa Yerel Yönetimler Özerk Şartı’ gibi bir çözüm formülü uygulanabilir.

Çünkü politik olarak, bir toplumsal statüyü ve tarihsel dönemeci daha fazla kazanımlara dönüştürmek için böylesi somut bir çözümü kabul etmeleri gayet doğaldır.

AYYÖŞ eksenli bir çözüm esas alındığında, Kürdistan halkının en temel hak ve gereksinimleri olan Eğitim, Sağlık, Kültür ve Sosyal Hizmetler gibi alanlar, devletin ve Kürtlerin bir ortak kararıyla, Kürtlerin Özerk Demokratik yönetimlerinin inisiyatifinde gelişir ve uygulanmaya konulur.

Ayrıca Turizm, Sanayi, İmar, Spor, Ormancılık ve şayet varsa Denizcilik gibi alanlar ise, doğrudan özek Kürdistan bölgesi yönetiminin denetimine bırakılır. Avrupa Şartı Modelinde, Dış ilişkiler, Maliye ve Savunma gibi konular da, doğrudan merkezi devletin inisiyatifinde bulunur. Bunların dışında en önemli konu ise ‘Adalet ve iç Güvenlik Hizmetleri’dir. Yani AB tarafından belirlenen ‘Şart’a göre, ‘Adalet ile Güvenlik’ tamamen eşitçe bir paylaşıma ve ortaklığa dayanır.

İkincisi, ‘Demokratik Özerk Kürdistan’ modelinin doğrudan Kürtlerin bir ulus ve halk gerçekliğine denk düşen, bir ucu bağımsızlığa kadar uzanabilecek içerikte ki bir başka seçeneğin yaşama geçirilmesidir. İçerisinde bulunduğumuz politik atmosfer ve devletin tasfiyeci yaklaşımı dikkate alındığında, bu model giderek ön plana çıkmaktadır.

Ayrıca bu durumun, çok ciddi bir sosyal ve politik karmaşık süreçten geçtiği dikkate alındığından, Kürdistan toplumunun psikolojik olarak çok iyi hazırlanması gerekiyor. En önemlisi yaşanacak çatışmalı duruma göre, Kürlerin çok iyi örgütlenmesi ve organize olması gerekir.

Türk toplumsal yapısının, devletçe bilinçli bir şekilde ırkçı faşist duygu ve düşüncelerle dolduruşa getirilip, Kürtlerin üzerine saldırılacağının ve bunun çok kanlı sonuçlar yaratacağı olasılığından hareketle, her bakımdan tedbir alınması bir bakıma zorunludur.

Dolaysıyla hem kısa vadeli toplumsal güvenlik için, hem de doğrudan Kürtlerin kendi kendilerini özgürce yönetmeleri için yapması zaruri olan hususlar var. Bu bağlamda, bir toplumsal iç bünye örgütlenmesine, kurumsallaşma durumuna geçmeleri gerekiyor.

İşte bu durumda Özek Kürdistan’ın ilanın ve bunun bütün idari yapılanmasının parametreleri bir öz güç, öz irade temelinde hayat bulacaktır. Çünkü Türk devleti, yukarda izah etmeye çalıştığımız mevcut devletler sisteminin de hali hazırda ön gördüğü, kısmi demokratik içerikte olan AYYÖŞ bile reddederek, eski klasik Şark kurnazlığında ısrar ettiği için, siyasal süreç bu biçimde evirilecektir, işleyecektir.

Zaten hali hazırda hem Kürdistan toplumunda hem de Türkiye toplumunda, çok bariz bir şekilde ve hem de doğrudan yüzeye vurun bir siyasal kopuş safhası yaşanıyor. Haliyle mevcut sosyal ve politik zemine göre, Kürt siyaset cephesi de, daha ileri düzeyde bazı hamleler yapmak durumunda olacaktır.

Çünkü artık bir iç savaşın ön safhaları yaşanıyor. Bunun için Kürt siyaset cephesi, her bakımdan bir özeklik konumunu ve sürecini yönetmekle karşı karşıyadır.

Bu bakımdan işin ciddiyetini kavratmak, hem de ulusal ve uluslar arası düzeyde bir haklılığı ve meşruiyeti yansıtma pozisyonu açısında önemlidir.

Alihidir20@live.fr

Yorumlar
Yeni Ekle Ara
Yorum yaz
Ad
E-posta:
 
Ba
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >